Dolar 32,8221
Euro 35,1421
Altın 2.449,46
BİST 10.771,36
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 29 °C
Parçalı Bulutlu

Boğaz Muharebeleri’nde Çanakkale Boğazı Tahkimatı

25.12.2022
265
A+
A-
Boğaz Muharebeleri’nde Çanakkale Boğazı Tahkimatı

BOĞAZ MUHAREBELERİ’NDE ÇANAKKALE BOĞAZI TAHKİMATI

Nurşah Gökçe ÇAKI

            Çanakkale Boğazı’ndaki tabyalarımız, Birinci Dünya Savaşı’nda Müttefik Filosu’na ilk olarak 3 Kasım 1914 tarihinde hedef olmuştur. Yavuz ve Midilli kruvazörleri ile beraberindeki savaş gemilerinin 29 Ekim 1914’te Rus limanlarını bombalamasına karşılık olarak İngiliz ve Fransız savaş gemileri 3 Kasım’da Çanakkale Boğazı’nın giriş istihkâmlarını bombardıman etmiştir. Bu saldırı, Çanakkale Boğazı’nın savunulmasından sorumlu olan Müstahkem Mevki Komutanlığı için boğazda bulunan tahkimatı güçlendirmeye yönelik bir uyarı niteliği taşımıştır. İlerleyen aylarda İtilaf Devletleri, Çanakkale Boğazı’nı kara kuvveti desteği bulunmaksızın yalnız donanmayla gerçekleştirilecek bir harekâtla geçip İstanbul’a ulaşarak Osmanlı İmparatorluğu’nu savaş dışı bırakabileceklerine kanaat getirmiş ve 19 Şubat 1915 tarihinde boğaz harekâtına başlamışlardır. Hava şartları dolayısıyla bir sonraki girişim 25 Şubat’ta gerçekleşmiş ve saldırılar devam etmiştir. Fakat Türk tarafının güçlü direnişi karşısında 18 Mart’ta yapılan kati taarruzun da yenilgiyle sonuçlanması sebebiyle boğazdan mağlup ve perişan bir halde çekilmek zorunda kalmışlardır.

İtilaf Kuvvetleri’nin saldırı planı, boğazın giriş kısmındaki tabyaların tahribinin ardından ilerleyerek içeride Kepez Burnu’na kadar olan tahkimatın tahribini ve sonrasında Kilitbahir’den Nara Burnu’na kadar olan kısımdaki son savunma sistemlerinin tahribiyle İstanbul’a yönelişi ve aynı zamanda mayınların temizlenmesini öngörüyordu.

Türk tarafında Çanakkale Müstahkem Mevki Komutanı Cevat (Çobanlı) Paşa’nın oluşturduğu savunma planında, boğazın giriş kısmındaki tabyalar kısmen zayıf tutularak önem önceliği ve kuvvet ağırlığı iç kısım tabyaları ile bu kısımlar arasında yer alan bataryalara verilmiştir. Bunun nedeni, düşman filosunun modern ve uzun menzilli topları ile giriş kısmındaki istihkâmları daha menzillerine girmeden ve ne kadar güçlü tahkim edilirse edilsin, er geç tahrip edebilecek kuvvette olmasıdır. Düşman filosu boğazın içine çekilerek hareket alanı kısıtlanacak ve bu alanlarda yapılan kuvvetli tahkim ile büyük hasara uğratılması sağlanacaktı. Ayrıca hâkim noktalara yerleştirilecek bataryalar ile düşmanın mayın temizleme faaliyetleri engellenecekti.

Karargâh, elden çıkarılan, atıl kalan, eskimiş veya kullanışsız durumda olan tahkimatı ve teçhizatı telafi edebilmek için çeşitli yollara başvurdu. Muhtelif mevkilerde yer değiştirebilen, düşmanı şaşırtıp sürpriz etkisi yaratan seyyar bataryalar kuruldu. Yine muhtelif yerlerde hedef şaşırtmak üzere baca borularından vs. sahte toplar kullanıldı. Elverişli yerlerde ışıldaklar konuşlandırıldı. Kara tahkiminin bu şekilde sağlanmasının yanısıra, deniz tahkimine yönelik olarak 4 Ağustos 1914’te ilk mayın hattının kurulmasına başlandı ve 8 Mart 1915’te de 11. mayın hattının kurulmasıyla toplamda 403 adet mayın ile boğazdaki mayın tahkimi tamamlanmış oldu.[1] Aynı zamanda düşman denizaltılarının boğazdan geçişini engellemek amacıyla elverişli yerlere ağ mânialar atılarak dünya deniz harp tarihinde ilk defa olmak üzere denizaltı ağ mâniası kullanıldı.[2]

Bahsi geçen tahkimatın özellikleri ve Boğaz Muharebeleri’ndeki rolleri aşağıda özetlenmiştir.

DIŞ SAVUNMA BÖLGESİ: METHAL TAHKİMATI

ANADOLU YAKASI

Orhaniye Tabyası: Tabya, boğazın Anadolu tarafında düşmanı ilk karşılayan istihkâmdır. 1880’li yıllarda II. Abdülhamit tarafından Kumkale Kalesi’nin gerisinde yer alan tepe üzerine inşa ettirilmiştir. Deniz seviyesinden yaklaşık 40 metre yüksekte yer almaktadır.[3] Görevi, karşı yakadaki Ertuğrul Tabyası ile birlikte düşman gemilerine karşı ilk savunmayı gerçekleştirerek merkezdeki tabyalara ve gerideki bataryalara zaman kazandırmaktır. Tabyada 1 adet bonet ve 2 adet top platformu bulunmaktadır.[4] Boğaz Muharebeleri sırasında tabyada 2 adet 240/35’lik top ve 2 adet 37 mm uçaksavar topu kullanılmıştır.[5]

            Tabya, 3 Kasım 1914’te yapılan bombardımanda Müttefik Filosu’na hedef olmuştur ancak çok fazla tahribat meydana gelmemiştir. Düşman filosunun 17 dakika süren bombardımanına Ertuğrul ve Orhaniye tabyalarından 4 mermi atışıyla karşılık verilebilmiştir. Daha sonra 19 Şubat 1915 tarihinde iki İngiliz ve iki Fransız zırhlısının gerçekleştirdiği tam gün süren saldırıda yine topa tutulmuştur. O günkü saldırıda hasara uğratılmış ancak istenildiği üzere saf dışı bırakılamamıştır. Ardından gerçekleşen 25 Şubat saldırısında yoğun top ateşine maruz kalmış ve tamamen susturulmuştur.

Kumkale Tabyası: Tabya, boğazın Anadolu tarafının hemen girişinde deniz kenarında bulunan Kumkale Kalesi içerisinde yer almaktadır. Kumkale, 1650’li yıllarda IV. Mehmet tarafından Seddülbahir Kalesi ile birlikte karşılıklı olarak inşa edilmiştir. Tabyada 12 adet bonet ve 11 adet top platformu bulunmaktadır.[6] Boğaz Muharebeleri sırasında tabyada 2 adet 280/22’lik, 2 adet 260/22’lik, 2 adet 240/22’lik, 1 adet 210/22’lik ve 1 adet 150/26’lik top kullanılmıştır.[7] Tabyada 2. Ağır Topçu Tugayı’ndan 5. Ağır Topçu Alayı’nın 2. Ağır Topçu Taburu’nun 6. ve 7. Bataryaları görev yapmıştır.[8]

            3 Kasım 1914’te İngiliz savaş gemileri, Rumeli Yakası’ndaki istihkâmları ve Fransız savaş gemileri de Anadolu Yakası’ndaki istihkâmları topa tutmuştur. Bu bombardımanın gözdağı verme ve tahkimatın gücünü ölçme doğrultusunda yapılan bir misilleme saldırı olduğu söylenebilir. Dolayısıyla tabyada çok fazla tahribat meydana gelmemiştir. Bombardımana menzili yetmediği için Kumkale Tabyası’ndan karşılık verilememiştir. Kumkale ve Seddülbahir Tabyaları, 7500 metreye kadar ateş açabiliyorlardı.[9] Daha sonra 19 Şubat 1915 tarihinde başlayan boğaz harekâtı ile yine giriş istihkâmları ağır bombardımana tutulmuş ancak Müttefik Filosu, tahkimatı saf dışı bırakma amacına ulaşamamıştır. İlerleyen günlerde hava şartlarından dolayı harekâta ara verilmiş ve bir sonraki saldırı 25 Şubat’ta gerçekleşmiştir. O günkü ağır bombardıman sonucunda tabya büyük hasar görerek tamamen susturulmuştur. Takip eden günlerde İtilaf güçleri bölgeye sağlam kalan topları tahrip etmek amacıyla müfrezeler çıkarmış ve fakat direnişle karşılaşarak geri çekilmişlerdir.

RUMELİ YAKASI

Ertuğrul Tabyası: Tabya, boğazın Rumeli tarafında düşmanı ilk karşılayan istihkâmdır. II. Abdülhamit döneminde inşa ettirilmiştir. Seddülbahir köyünün batısında, Ertuğrul Koyu’na hâkim bir mevkide bulunan Gözcü Baba Tepesi üzerinde yer almaktadır. Görevi, karşı yakadaki Orhaniye Tabyası ile birlikte düşman gemilerinin geçişini engelleyerek merkezdeki tahkimata zaman kazandırmaktır. Tabyada 3 adet bonet ve 2 adet top platformu bulunmaktadır. Boğaz Muharebeleri sırasında tabyada 2 adet 240/35’lik top kullanılmıştır.[10] Tabyada 2. Ağır Topçu Tugayı’ndan 5. Ağır Topçu Alayı’nın 1. Ağır Topçu Taburu’nun 3. Bataryası görev yapmıştır.[11]

3 Kasım 1914’te Müttefik Filosu tarafından bombardıman edilmiştir. Ertuğrul ve Orhaniye Tabyaları 12000 metreye kadar ateş açabiliyorlardı.[12] Gemiler yaklaştıkça bu tabyalar bombardımana karşılık verebilmişlerdir. İtilaf Donanması, 19 Şubat 1915 saldırısını tabyaların menzilleri dışından başlatmış; isabetli atışlar sonrası karşılık gelmeyince istihkâmların saf dışı kaldığını düşünerek yaklaştıklarında tabyalar ateşe başlamıştır. O günkü saldırıda kayda değer hasar almışlar, fakat düşman donanmasına isabetli atışlar yapmışlardır. Sonrasında gerçekleşen 25 Şubat saldırısındaki yoğun bombardıman sonucu tabya tamamen susturulmuştur.

Seddülbahir Tabyası: Tabya, boğazın Rumeli tarafında bulunan Seddülbahir köyünün deniz kıyısı tarafında Morto Koyu ile Ertuğrul Koyu arasında yer alan burun üzerindeki Seddülbahir Kalesi içerisinde yer almaktadır. Kalenin ismi ‘‘denizin girişi’’ anlamını taşımaktadır. 1650’li yıllarda IV. Mehmet tarafından Kumkale Kalesi ile birlikte karşılıklı şekilde inşa edilmiştir. Tabyada 4 adet bonet ve 5 adet top platformu bulunmaktadır.[13] Boğaz Muharebeleri sırasında tabyada 2 adet 240/22’lik, 2 adet 280/22’lik ve 2 adet 260/22’lik top ile 2 adet 37 mm uçaksavar topu ve 6 adet 87/24’lük mantelli top kullanılmıştır.[14] Tabyada 2. Ağır Topçu Tugayı’ndan 5. Ağır Topçu Alayı’nın 1. Ağır Topçu Taburu’nun 1., 2. ve 4. Bataryaları görev yapmıştır.[15]

Tabya, 3 Kasım 1914 saldırısında Müttefik Filo’nun yaklaşık 14000 metre uzaklıktan başlattığı bombardımana hedef olmuştur. Mermilerin isabet etmesi nedeniyle cephanelik infilak etmiş ve 81 er 5 subay şehit verilmiştir. Boğaz Harekâtı boyunca tek seferde bu kadar çok kayıp verilmemiştir. Bu kayıplar I. Dünya Savaşı’nda Çanakkale’de verdiğimiz ilk şehitlerdir. Tabya daha sonra 19 Şubat’ta yeniden saldırıya uğramıştır. İtilaf Donanması o günkü saldırıda tabyalarımıza 1000’den fazla mermi atmıştır. Tabya 25 Şubat’taki ağır bombardıman sonucunda tamamen susturulmuştur. Daha sonra İtilaf güçleri tarafından bölgeye tahrip müfrezeleri çıkarılmış, bazı toplar hasara uğratılsa da direnişle karşılaşarak geri çekilmişlerdir.

ORTA SAVUNMA BÖLGESİ TAHKİMATI

ANADOLU YAKASI

İntepe Bataryası: Boğazın girişinden biraz içeride Kumkale’nin gerisinde denize çıkıntı yapan burundan içerideki bölgede, tahkimata destek sağlamak amacıyla oluşturulmuştur. Bataryada 8 adet 120/30’luk top kullanılmıştır.[16] 2. Ağır Topçu Tugayı’na bağlı 4. Ağır Muhasara Topçu Taburu’nun 2. ve 3. Bataryaları olarak görev yapmıştır.[17] 1 Mart’ta gerçekleştirilen saldırıda düşman donanmasının menzile girmesiyle birlikte karşılık vermeye başlayabilmiştir.

Erenköy Bataryaları: Nusret Mayın Gemisi’nin 26 adet mayını kıyıya paralel şekilde döktüğü Karanlık Liman’daki Erenköy Koyu’na[18] hâkim bir görüş açısına sahip olan bölgede ve Eski Kale bölgesinde kurulmuşlardır. Mayın hattını korumak ve düşman donanmasının geçişini engellemekle görevlidir. Boğaz Muharebeleri sırasında bataryalarda 4 adet 120/30’luk ve 12 adet 150/10.8’lik top kullanılmıştır.[19] 2. Ağır Topçu Tugayı’na bağlı 4. Ağır Muhasara Topçu Taburu’nun 1. Bataryası ve 8. Ağır Topçu Alayı’nın 1. Ağır Obüs Taburu’nun 4., 5. ve 6. Bataryaları olarak görev yapmıştır.[20] 8. Ağır Topçu Alayı’nın karargâhı bu bölgedeydi. 1 Mart’tan itibaren düşman donanmasına karşı ateşe başlayabilmiş, konumu itibarıyla muharebeler boyunca yoğun ateşe tutulmuştur.

Karantina Bataryası: Erenköy ve Dardanos bölgeleri arasındaki Karantina bölgesinde tahkimata destek sağlamak ve mayın hatlarının korunması göreviyle oluşturulmuştur. Boğaz Muharebeleri sırasında bataryada 8 adet 150/10.8’lik top kullanılmıştır.[21] 2. Ağır Topçu Tugayı’na bağlı Numune Topçu Taburu’nun 7. ve 8. Bataryaları ve 4. Ağır Muhasara Topçu Taburu’nun 4. Obüs Takımı olarak görev yapmıştır.[22]

Cevat Paşa (Akyarlar) Bataryası: Aktepe-Akyarlar bölgesinde tahkimata destek sağlamak ve güçlendirmek amacıyla kurulmuştur. Boğaz Muharebeleri sırasında bataryada 4 adet 150/26’lık top kullanılmıştır.[23]

Anadolu Mesudiye Bataryası: Konumu, Baykuş (Rumeli Mesudiye) Bataryası ile karşılıklı olacak şekilde Mesudiye Zırhlısı’ndan sökülen 6 adet 57/40’lık toplarla oluşturulmuştur.[24] Mayın hatlarını korumak ve denizaltıların geçişine engel olmakla görevlidir. 2. Ağır Topçu Tugayı’na bağlı 3. Ağır Topçu Alayı’nın 1. Ağır Topçu Taburu’nun 12. Bataryası olarak görev yapmıştır.[25] 1870’li yıllarda yapılan ve önemli vazifeler üstlenen Mesudiye Zırhlısı, I. Dünya Savaşı başladığında eskimiş olması sebebiyle harp filosundan çıkarılmış ve Eylül 1914’te Çanakkale Boğazı’nın Sarısığlar mevkiinde yüzer batarya şeklinde kullanılmak üzere demirlenmişti. Fakat 13 Aralık 1914’te İngiliz B11 Denizaltısı tarafından torpillenerek batırılmıştır. Sonrasında gemiden sökülen toplarla bataryalar oluşturulmuştur.

Dardanos (Hasan-Mevsuf) Tabyası: Kepez Burnu’nun gerisinde boğazın girişini gören tarafta biraz yüksekte yer alan bir tepe üzerine II. Abdülhamit döneminde Asaf Paşa tarafından yaptırılmıştır. Günümüze tabyaya ait bir yapı ulaşmamış olup herhangi bir bonet bulunmamakta ve yalnız koruyucu kalkanlı top platformları vardır.[26] Ekim 1914’te Muin-i Zafer ve Asar-ı Tevfik gemilerinden sökülüp yerleştirilen 5 adet 150/40’lık top ile batarya olarak Boğaz Muharebeleri’ne hazır hale getirilmiştir. 2. Ağır Topçu Tugayı’na bağlı 3. Ağır Topçu Alayı’nın 1. Ağır Topçu Taburu’nun 1. Bataryası olarak görev yapmıştır.[27] Bataryanın komutanı Kilitbahirli Üsteğmen Hasan Hulusi Efendi’dir. Gözetleme yerinde de Trablusgarplı Teğmen Mevsuf Efendi görevlidir. Bu iki kahraman, muharebeler boyunca üstün hizmetlerde bulunmuş ve fakat 18 Mart’ta şehit düşmüştür. Pek kıymetli hatıralarını yaşatmak adına Cevat Paşa tarafından bataryaya isimleri verilmiştir.

Batarya, konumu itibariyle donanma ateşinin isabetini zor kılmakta ve son derece etkili atışları itibarıyla da düşman kuvvetlerine büyük tehlike oluşturmaktaydı. Mayın hatlarını korumakta da çok etkin bir rol üstlenmişti. Nitekim düşman donanmasının en önemli hedeflerinden biri olmuştur. Öyle ki, 18 Mart’ta gerçekleştirilen saldırıda düşman donanmasının yaklaşık 4000 mermisine tek başına hedef olmuştur. Buna karşılık sadece 115 atış gerçekleştirerek o gün en çok mermi atan bataryamız olmuştur. Bataryanın tüm uğraşlara rağmen susturulamaması ile seri ve isabetli atışlarıyla filoya büyük hasarlar vermesi düşman birliklerini oldukça rahatsız etmiştir. Boğaz Muharebeleri’nde sergilediği başarılı performans ve yarattığı etki sebebiyle literatürde kendine özel bir yer edinmiştir.

Kepez Bataryaları: Çanakkale’nin Kepez Bölgesi’nde denize çıkıntı yapan Kepez Burnu üzerinde mayın hatlarını korumak ve tahkimata destek sağlamak amacıyla oluşturulmuşlardır. Boğaz Muharebeleri sırasında bataryalarda 3 adet 75/40’lık ve 3 adet 57/40’lık gemi topu, 6 adet 87/24’lük mantelli top ve 6 adet 25mm’lik Nordanfild topu kullanılmıştır.[28] 2. Ağır Topçu Tugayı’na bağlı 3. Ağır Topçu Alayı’nın 1. Ağır Topçu Taburu’nun 5. ve 9. Bataryaları olarak görev yapmıştır.[29]

RUMELİ YAKASI

Domuzdere Tabyası: Tabya, Alçıtepe bölgesinde Domuz Deresi’nin yakınlarında biraz yüksekte yer almaktadır. Güzelyalı dolaylarına hâkim bir görüş açısına sahip olup boğazdaki mayın hatlarını korumak ve tahkimata destek sağlamakla görevlidir. II. Abdülhamit tarafından yaptırılmıştır. Tabyada 6 adet bonet ve 5 adet top platformu bulunmaktadır.[30] Günümüzde yapı, çalılıkların arasında ve harap olmuş durumdadır.  Boğaz Muharebeleri sırasında tabyada 12 adet 150/18’lik ve 6 adet 120/11’lik top kullanılmıştır.[31] 2. Ağır Topçu Tugayı’ndan 8. Ağır Topçu Alayı’nın 1. Taburu’na bağlı olarak görev yapmıştır. Düşman donanmasına 1 Mart’ta gerçekleşen saldırıyla birlikte karşılık vermeye başlayabilmiştir.

Tenger Bataryası: Domuzdere ile Soğanlıdere Bataryaları’nın arasında, mayın hatlarını korumak ve tahkimata destek sağlamak amacıyla oluşturulmuştur. Burada 2. Ağır Topçu Tugayı’ndan 4. Ağır Topçu Alayı’nın 2. Ağır Topçu Taburu’nun 15. Bataryası, 8. Ağır Topçu Alayı’nın 1. Ağır Obüs Taburu’nun 1., 2. ve 3. Bataryaları ve ayrıca Şili Dağ Topçu Takımı ile Ohacyüs Topçu Takımı da konuşlandırılmıştır.[32] Batarya’da 10 adet 210/6.4’lük top kullanılmıştır.[33] 1 Mart’ta gerçekleştirilen saldırıda düşman gemilerinin menzile girmesiyle birlikte ateşe başlayabilmiştir. Muharebeler boyunca düşman gemileri üzerinde tesirli atışlar gerçekleştirmiştir.

Soğanlıdere Bataryası: Soğanlıdere Vadisi dolaylarında, Ocak 1915’te gemilerden sökülen toplarla, mayın hatlarını korumak ve tahkimata destek sağlamak amacıyla oluşturulmuştur. 2. Ağır Topçu Tugayı’na bağlı 4. Ağır Topçu Alayı’nın 2. Ağır Topçu Taburu’nun 14. Bataryası ile Bağımsız 1. Koşulu Muhasara Topçu Taburu’nun 1. Bataryası olarak görev yapmıştır.[34] Bataryada 4 adet 87/24’lük top ve 4 adet 75/40’lık ile 3 adet 15/45’lik top ve ayrıca Mesudiye Zırhlısı’ndan sökülen 6 adet 47/40’lık top kullanılmıştır.[35] Muharebeler boyunca etkin bir rol üstlenmiştir.

Baykuş (Rumeli Mesudiye) Bataryası: Alçıtepe bölgesinde, Baykuş Tepe eteklerinde Eylül 1914’te Mesudiye Zırhlısı’ndan sökülen toplar kullanılarak oluşturulmuştur. Batarya, geminin mürettebatı olan 3 subay 81 erden oluşmaktadır. Bataryada gemi batmadan önce sökülerek bölgeye yerleştirilen 3 adet 150/45’lik top kullanılmıştır. 2. Ağır Topçu Tugayı’ndan 4. Ağır Topçu Alayı’nın 2. Ağır Topçu Taburu’nun 17. Bataryası olarak görev yapmıştır. Ayrıca tugaya bağlı 4. Ağır Muhasara Topçu Taburu’nun 3. Bataryası da burada konuşlandırılmıştır.[36] Boğaz Muharebeleri’nde etkin rol üstlenmiş olup özellikle 18 Mart günü Fransız Bouvet gemisine isabetli atışlar yaparak batmasında büyük rol oynamıştır. Dardanos Bataryası’ndan sonra 114 mermi ile en çok mermi atan ikinci bataryamızdır.[37]

Kumburnu Bataryası: Kepez bölgesinin karşı yakasında, Havuzlar Vadisi’ni geçince devam eden yol üzerinde denize çıkıntı yapan burnun bulunduğu alanda oluşturulmuştur. Bataryada Mesudiye Zırhlısı’ndan sökülen 6 adet 47/40’lık top kullanılmıştır.[38] Mayın hatlarını korumak ve tahkimata destek sağlamakla görevlidir.

Havuzlar Bataryaları: Mayın hatlarının korunması ve tahkimata destek sağlamak amacıyla Haziran 1914’te oluşturulmuş, Yıldız Tabyası aşağısındaki Havuzlar Deresi yamaçlarında kurulmuştur. 2. Ağır Topçu Tugayı’ndan 4. Ağır Topçu Alayı’nın 2. Ağır Topçu Taburu’nun 8. Bataryası ve Bağımsız 1. Koşulu Muhasara Topçu Taburu’nun 2. Bataryası olarak görev yapmıştır.[39] Bataryada 6 adet 87/24’lük, 4 adet 120/24’lük ve 4 adet 87/24’lük mantelli top kullanılmıştır.[40]

Yıldız Tabyası: Tabya, 1890’lı yıllarda II. Abdülhamit tarafından yaptırılmıştır. Rumeli Mecidiye Tabyası’nı geçtikten sonra Havuzlar’ın gerisinde, deniz kıyısından içeride, tepede, ağaçlar arasında yer almaktadır. Boğaz Muharebeleri sırasında tabyada 6 adet 150/26’lık top ve 4 adet 210/6.4’lük havan topu kullanılmıştır.[41] 2. Ağır Topçu Tugayı’ndan 4. Ağır Topçu Alayı’nın 2. Ağır Topçu Taburu’nun 9. Bataryası olarak görev yapmıştır.[42]

İÇ SAVUNMA BÖLGESİ: MERKEZ TAHKİMATI

ANADOLU YAKASI

Anadolu Hamidiye Tabyası: Tabya; Çanakkale il merkezinde Sarıçay’ın yakınında, deniz kenarında yer almakta ve deniz seviyesine yakın bir yükseklikte bulunmaktadır. 1890’lı yıllarda II. Abdülhamit tarafından inşa ettirilmiştir.  Tabyada 10 adet bonet ve 9 adet top platformu bulunmaktadır. Tabya, oldukça büyüktür. Görüş açısı da çok güzel olup boğaz girişiyle Erenköy dolaylarına hâkim bir konumda yer almaktadır. Boğaz Muharebeleri sırasında tabyada 2 adet 355/35’lik ve 7 adet 240/35’lik toplar kullanılmıştır.[43] Bu topların menzilleri yaklaşık 16000 metreyi bulmakta ve Karantina ve Soğanlıdere bölgesi dolaylarına kadar atış yapabilmektedir.[44] Tabya, 2. Ağır Topçu Tugayı’na bağlı 3. Ağır Topçu Alayı’nın 1. Ağır Topçu Taburu’nun 2., 3. ve 4. Bataryaları olarak görev yapmıştır.[45] Günümüzde restore edilmiş bir şekilde müze olarak ziyaretçileri ağırlamaktadır.

Tabyanın konumu itibarıyla burada en güçlü toplar konuşlandırılmıştır. Dolayısıyla en güçlü tabyadır. Muharebeler boyunca düşman donanmasına yaptığı atışlarla ağır hasarlar vermiş ve fakat üzerine yoğun ateş çekmiş, amiral gemisinin de ana hedeflerinden biri olmuştur. Bombardıman sırasında arkasına düşen mermiler sebebiyle şehir merkezinde yangınlar çıkmıştır. Bu tabyada ayrıca Alman askerler de bulunarak görev almıştır. Başarıya etkisi ve sergilediği performans sebebiyle literatürde kendine önemli bir yer edinmiştir.

Çimenlik Tabyası: Tabya, Çimenlik Kalesi içerisinde bulunmaktadır. Çimenlik Kalesi (Kale-i Sultaniye), 1460’lı yıllarda Fatih Sultan Mehmet tarafından Kilitbahir Kalesi ile birlikte karşılıklı şekilde inşa ettirilmiştir. 1860-1870’li yıllarda Sultan Abdülaziz tarafından kalenin batı surları yıkılarak tabya inşa ettirilmiştir. Bu yüzden ‘‘Aziziye Tabyası’’ olarak da bilinmektedir. Tabyada 4 adet bonet ve 4 adet top platformu bulunmaktadır. Boğaz Muharebeleri sırasında tabyada 1 adet 355/35’lik, 1 adet 355/22’lik, 1 adet 240/22’lik ve 1 adet 210/22’lik top kullanılmıştır.[46] Toplar, Dardanos dolaylarına kadar atış yapabiliyorlardı.[47] Düşman donanması topların menziline kadar gelemedikleri için tabya atış yapamamıştır. Tabya, 2. Ağır Topçu Tugayı’na bağlı 3. Ağır Topçu Alayı’nın 2. Ağır Topçu Taburu’nun 10. Bataryası olarak görev yapmaktaydı.[48] 3. Ağır Topçu Alayı’nın karargâhı da buradaydı. Kale, muharebelerin başlarında Müstahkem Mevki Komutanlığı’nın karargâhı olarak kullanılmış ancak yoğun ateşe maruz kalarak isabet aldığı için karargâh daha sonra Hacıpaşa Çiftliği’ne taşınmıştır. Kale duvarına isabet eden Queen Elizabeth zırhlısına ait bir top mermisi patlamamış ve günümüze kadar ulaşmayı başarmıştır. Bu mermi, içindeki barut temizlenmiş bir şekilde müze statüsündeki Çimenlik Kalesi’nde sergilenmektedir.

Anadolu Mecidiye Tabyası: Tabya, Çanakkale il merkezinde Nara tarafında iskeleden rahatlıkla görülmekte olup günümüzde Çanakkale Boğaz Komutanlığı’nın askeri sahası içinde, deniz kıyısında yer almaktadır. Mecidiye Kalesi, Sultan Abdülmecit döneminde inşa ettirilmiş ancak zamanla tahrip olarak kale özelliğini yitirmiştir. Sultan Abdülaziz döneminde geriye kalan surların içerisine tabya inşa ettirilmiş, sonrasında II. Abdülhamit tarafından yenilenmiştir. Tabyada 14 adet bonet ve 15 adet top platformu bulunmaktadır. Boğaz Muharebeleri sırasında tabyada 2 adet 280/22’lik, 3 adet 260/22’lik 3 adet 240/22’lik, 1 adet 210/22’lik top ve 6 adet havan topu konuşlandırılmıştır.[49] Tabya, 2. Ağır Topçu Tugayı’na bağlı 3. Ağır Topçu Alayı’nın 2. Ağır Topçu Taburu’nun 6., 7. ve 11. Bataryaları olarak görev yapmaktaydı.[50] Kilitbahir ve Çanakkale Merkez dolaylarına hâkim bir konumdadır. Müttefik Donanması’na ait gemiler tabyanın ateş sahasına kadar gelemedikleri için muharebelere katılamamıştır. Takip eden günlerde buradaki toplar alınarak kullanışlı yerlere taşınmıştır.

Nara Tabyası: Tabya, Nara Burnu’nda bulunan Nara Kalesi’nin arkasında yer almaktadır. Nara Kalesi’nin inşası II. Mahmut döneminde tamamlanmıştır. Karşısında Bigalı Kalesi bulunmaktadır. Tabyanın inşası Sultan Abdülaziz döneminde başlamış ve II. Abdülhamit döneminde son şeklini almıştır. Tabyada 7 adet bonet ve 8 adet top platformu bulunmaktadır.[51] Nara Burnu’nun yer aldığı bölge, Çanakkale Boğazı’nın en keskin dönemecinin bulunduğu noktadır. Dolayısıyla bu noktadan geçecek bir gemi, en yavaş hızında ilerliyor olması sebebiyle istihkâmlara rahatlıkla hedef olacaktır. Tabyada Boğaz Muharebeleri sırasında 1 adet 260/22’lik ve 6 adet 240/22’lik toplar konuşlandırılmıştır.[52] Tabya, 2. Ağır Topçu Tugayı’na bağlı 3. Ağır Topçu Alayı’nın 2. Ağır Topçu Taburu’nun 8. Bataryası olarak görev yapmaktaydı.[53] Bu toplar Dardanos dolaylarına kadar atış yapabilmektedir. Fakat Müttefik Donanması’na ait gemiler bu bölgeye gelemedikleri için tabya muharebelere katılamamıştır. Günümüzde Çanakkale Boğaz Komutanlığı askeri sahası içerisinde yer almaktadır.

RUMELİ YAKASI

Rumeli Mecidiye Tabyası: Tabya, Eceabat bölgesinde Kilitbahir Köyü ile Namazgâh ve Rumeli Hamidiye Tabyaları’nı geçtikten sonra varılan Goncatepe etekleri üzerine 1890’lı yıllarda II. Abdülhamit tarafından inşa ettirilmiştir. Deniz seviyesinden biraz yüksekte yer almaktadır. Boğaza oldukça hâkim bir mevkidedir.  Tabyada 8 adet bonet ve 7 adet top platformu bulunmaktadır. Bonetlerin dizilişi ‘‘L’’ şeklini andırmaktadır. Boğaz Muharebeleri sırasında tabyada 4 adet 240/35’lik ve 2 adet 280/22’lik toplar kullanılmıştır.[54] Tabyada 2. Ağır Topçu Tugayı’na bağlı 4. Ağır Topçu Alayı’nın 2. Ağır Topçu Taburu’nun 5. ve 6. Bataryaları görev yapmıştır.[55] Günümüzde restore edilmiş bir şekilde ziyaretçileri ağırlamaktadır.

Muharebeler sırasında düşman donanmasının başlıca hedeflerinden biri olmuştur. Yaptığı isabetli atışlarla zafere önemli katkılar sağlamıştır. 18 Mart günü gerçekleşen saldırıda batan veyahut kullanılamaz hale gelen gemiler üzerindeki etkisi büyüktür. Fakat aldığı isabetlerden ötürü top takımlarında önemli zayiat verildiği için bazı toplar kullanılamaz hale gelmiştir. Yoğun ateş altında Seyit Onbaşı ile Konyalı Ali’nin kucaklarında ve sırtlarında top mermisini taşıyarak topa yerleştirmesi olayları da bu tabyada yaşanmıştır.

Rumeli Hamidiye Tabyası: Tabya, Namazgâh ve Rumeli Mecidiye Tabyaları arasında deniz kıyısından biraz içeride yer almaktadır. 1890’lı yıllarda II. Abdülhamit tarafından inşa ettirilmiştir. Tabyada 3 adet bonet ve 2 adet top platformu bulunmaktadır. Boğaz Muharebeleri sırasında tabyada 2 adet 355/35’lik toplar kullanılmıştır.[56] Bu toplar, o dönemde Osmanlı Devleti’nin sahip olduğu en güçlü toplardır ve menzili itibarıyla Karantina Bölgesi dolaylarına kadar atış yapabilmektedir.[57] Tabya, günümüzde askeri bölge içerisinde yer almaktadır. Muharebeler sırasında etkin rol üstlenmiş ve düşman donanmasının başlıca hedeflerinden biri olmuştur. Özellikle 18 Mart saldırısında yoğun bombardımana maruz kalmıştır. Öğlen saatlerinde toplar önemli hasarlar alarak ikisi de kullanılamaz duruma gelmiştir. Bu yüzden tabya günün devamında atış yapamamıştır.

Goncasuyu Tabyası: Eceabat bölgesinde Kilitbahir Köyü’nün yakınındaki Gonca Tepe’de yer almaktadır. Tek bir odacık halinde bulunmasından dolayı tabyadan ziyade tek bonetlik bir yapıdır. Boğaz Muharebeleri sırasında burada savaş gemilerine karşılık veren toplar bulunmamaktaydı. Alanın asıl önemli özelliği, Telsiz Telgraf Müfrezesi’nin bu bölgede görev başında olmasıydı. Muhabere bu kanal sayesinde sağlanıyordu. Bölgede uçaksavar topları da bulunmaktaydı.

Namazgâh Tabyası: Tabya; Kilitbahir Köyü’nün deniz kıyısında, Kilitbahir Kalesi’nin bitişiğindeki Sarıkule’nin yanında yer almaktadır. Askerlerin toplu halde namaz kıldıkları bir alan olduğu için bu isimle anılmaktadır. Sultan Abdülaziz döneminde inşasına başlanmış, II. Abdülhamit döneminde son haline gelmiştir. Yapılan eklemeler ve geliştirmeler ile birlikte büyüyerek ‘‘Merkez Tabya’’ niteliği kazanmıştır. Çanakkale Boğazı’nda bulunan en gelişmiş tabya olduğu söylenebilir; oldukça büyük ve geniştir. Deniz seviyesinden biraz yüksekte bulunmaktadır. Boğazın en derin ve en dar olduğu noktada yer aldığı için stratejik açıdan oldukça önemli bir konuma sahiptir. Görüş açısı da çok güzeldir. Tabyada 22 adet bonet bulunmaktadır. Bonetlerin dizilişi ‘‘V’’ şeklini andırmaktadır ve arkalarındaki alanın ortasında karargâh binası yer almaktadır. Boğaz Muharebeleri sırasında tabyada 2 adet 260/22’lik, 5 adet 240/22’lik, 7 adet 210/22’lik ve 2 adet 240/35’lik toplar kullanılmıştır.[58] Bu topların menzili Güzelyalı dolaylarına kadar ulaşmaktadır.[59] Tabyada 2. Ağır Topçu Tugayı’na bağlı 4. Ağır Topçu Alayı’nın 2. Ağır Topçu Taburu’nun 4., 7., 10. ve 11. Bataryaları görev yapmıştır.[60] 4. Ağır Topçu Alayı’nın karargâhı buradaydı. Günümüzde restore edilmiş bir şekilde ziyaretçileri ağırlamaktadır.

Tabya, muharebeler sırasında düşman donanması için önemli bir hedef olmuş ve yoğun bombardımana mazur kalmıştır. Özellikle 18 Mart günü gerçekleştirilen saldırıda tabyada yangınlar çıkmış, toplar toprak altında kalmıştır. Fakat vazife başındakilerin üstün gayretleri ile temizlenip toparlanarak etkili şekilde karşılık vermeye devam etmiştir.

Değirmenburnu Tabyası: Tabya, Eceabat-Kilitbahir yolu üzerinde bulunan ‘‘Dur Yolcu’’ yazısının aşağısındaki Değirmen Burnu mevkiinde yer almaktadır. 1890’lı yıllarda II. Abdülhamit tarafından Baron De Tott’un önerileriyle inşa ettirilmiştir. Deniz seviyesine çok yakın yüksekliktedir.  Tabyada 8 adet bonet ve 7 adet top platformu bulunmaktadır.[61] Boğaz Muharebeleri sırasında tabyada 6 adet 240/22’lik ve 1 adet 210/22’lik toplar konuşlandırılmıştır.[62]  2. Ağır Topçu Tugayı’na bağlı 4. Ağır Topçu Alayı’nın 2. Ağır Topçu Taburu’nun 12. ve 13. Bataryaları olarak görev yapmıştır.[63] Çanakkale Merkez ve Çimenlik Kalesi dolaylarını görebilmektedir. Müttefik Donanması gemileri topların görüş alanına giremediği için tabya muharebelere katılamamıştır. Günümüzde Boğaz Komutanlığı’nın askeri sahası içerisinde yer almaktadır.

            Yukarıda bahsedilen tahkimattan muharebeler boyunca oldukça verimli şekilde istifade edilmiş olup teknik-teçhizat yönünden hissedilen yetersizlikler, subayların ve komutaları altındaki askerlerin üstün gayretleri ve fedakârlıkları sayesinde telafi edilmiştir. Bu başarıya, kısıtlı imkânlara rağmen üst kademelerce yürütülen etkin hazırlık süreci ile etkin idare, planlama, lojistik ve koordinasyonun yanısıra, görev başında bulunanların azmi, inancı, kararlılığı ve yoğun vatan sevgisi sayesinde ulaşılmıştır. Bu kahramanlar, vazifelerini layıkıyla yerine getirip dönemin en güçlü donanmasını büyük bir yenilgiye uğratarak Çanakkale’yi geçilmez kılmışlar; tarihimize pek kıymetli ve övünç kaynağı bir zafer daha yazdırmışlardır.

KAYNAKÇA

Birinci Dünya Savaşı’nda Çanakkale Cephesi, 5. Cilt 1. Kitap, Genelkurmay Askeri Tarih ve Stratejik Etüt (ATASE) Daire Başkanlığı Yayınları, Genelkurmay Basımevi, Ankara, 2012

Bayram Akgün, Boğaz’ın Fedaileri 1: Çanakkale Boğazı Tahkimatları, İstanbul, Dün Bugün Yarın Yayınları, 2018

Michael Forrest, Şahi Toplardan Savaş Gemilerine Çanakkale Boğaz Savunması, çev. İsmail Hakkı Yılmaz, İstanbul, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2017

Salih Murad Hatip, Çanakkale Boğazı (Bahr-i Sefid Boğazı) Savunma Sistemi 1770-1918, Doktora Tezi, Hacettepe Üniversitesi, 2013

Yusuf Acıoğlu, Çanakkale’deki Osmanlı Dönemi Savunma Yapıları, Doktora Tezi, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2013

Özgür Aşkar, Osmanlı Devleti’nin Çanakkale Cephesi’nde Askeri Donatımı (Gemiler, Tabyalar-Toplar), Yüksek Lisans Tezi, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2007

Yusuf Acıoğlu, Çanakkale Tabyaları, Sanat Tarihi Dergisi XXV 1 sayı:1 s.1-57, Nisan 2016

M. Onur Yurdal, 18 Mart Boğaz Harbinde Müttefik Filonun Saldırı Planı ile Türk Savunma Düzeni Üzerine Değerlendirmeler, geliboluyuanlamak.com, 2019

M. Haluk Çağlar, Çanakkale Deniz Muharebelerinde Mayın Harbi ve Nusrat’ın Mayın Döküş Harekâtı- 1.Bölüm, geliboluyuanlamak.com, 2010

İslam Özdemir, 18 Mart Özel Yazısı: Dardanos’a Şan Verenler, geliboluyuanlamak.com, 2011

Okan Kozanoğlu, Mesudiye Zırhlısı, canakkalemuharebeleri1915.com, 2017


[1] Son mayın hattı (Karanlık Liman’da) dışındaki mayın hatları, boğazın en dar kısmı ve yakınında, merkez tahkimatı bölgesinde yoğunlaştı.

[2] Salih Murad Hatip, Çanakkale Boğazı (Bahr-i Sefid Boğazı) Savunma Sistemi 1770-1918, Doktora Tezi, Hacettepe Üniversitesi, 2018, s.243

[3] Michael Forrest, Çanakkale Boğaz Savunması, 2017, s.79

[4] Yusuf Acıoğlu, Çanakkale’deki Osmanlı Dönemi Savunma Yapıları, Doktora Tezi, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2013, s.88

[5] Özgür Aşkar, Osmanlı Devleti’nin Çanakkale Cephesi’nde Askeri Donatımı (Gemiler, Tabyalar-Toplar), Yüksek Lisans Tezi, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2007

[6] Yusuf Acıoğlu, Çanakkale Tabyaları, Sanat Tarihi Dergisi XXV sayı:1 2016, s.13

[7] Aşkar, a.g.t., s.32

[8] Bayram Akgün, Boğaz’ın Fedaileri 1; Çanakkale Boğazı Tahkimatları, Dün Bugün Yarın Yayınları, 2018, s.144

[9] Hatip, a.g.t., s.203

[10] Hatip, a.g.t., s.202

[11] Akgün, a.g.e., s.225

[12] Hatip, a.g.t., s.203

[13] Acıoğlu, a.g.m., s.12

[14] Aşkar, a.g.t., s.32

[15] Akgün, a.g.e., s.219

[16] Akgün, a.g.e, s.139

[17] Aşkar, a.g.t., s.46

[18] Bu bölge Anadolu Merkez Tahkimatı’nın kör noktasıydı. Müttefik Donanması gemileri de bu alanı manevra bölgesi olarak kullanmaktaydı. Bu durumu, savunma planına uygun olarak düşman donanması için bir zaafa dönüştürmek amacıyla Nusret Mayın Gemisi, 7-8 Mart gecesi mayınları bu bölgeye dökmüştü.

[19] Akgün, a.g.e., s.120-122

[20] Aşkar, a.g.t., s.46

[21] Akgün, a.g.e., s.118

[22] Aşkar, a.g.t., s.46

[23] Akgün, a.g.e., s.116

[24] Akgün, a.g.e., s.114

[25] Aşkar, a.g.t., s.46

[26] Acıoğlu, a.g.t., s.140

[27] Aşkar, a.g.t., s.46

[28] Akgün,a.g.e., s.97

[29] Aşkar, a.g.t., s.46

[30] Acıoğlu, a.g.m., s.28

[31] Aşkar, a.g.t., s.47

[32] Aşkar, a.g.t., s.46

[33] Akgün, a.g.e, s.212

[34] Aşkar, a.g.t., s.46

[35] Aşkar, a.g.t., s.47

[36] Aşkar, a.g.t., s.46

[37] Akgün, a.g.e., s.204

[38] Akgün, a.g.e., s.194

[39] Aşkar, a.g.t., s.46

[40] Aşkar, a.g.e., s.47

[41] Aşkar, a.g.t., s.47

[42] Aşkar, a.g.t., s.46

[43] Hatip, a.g.t., s.207

[44] Akgün, a.g.e., s.84

[45] Aşkar, a.g.t., s.46

[46] Hatip, a.g.t., s.207

[47] Akgün, a.g.e., s.74

[48] Aşkar, a.g.t., s.46

[49] Hatip, a.g.t., s.207

[50] Aşkar, a.g.t., s.46

[51] Acıoğlu, a.g.m., s.9

[52] Hatip, a.g.t., s.207

[53] Aşkar, a.g.t., s.46

[54] Hatip, a.g.t., s.207

[55] Aşkar, a.g.t., s.46

[56] Hatip, a.g.t., s.207

[57] Akgün, a.g.e., s.173

[58] Aşkar, a.g.t., s.47

[59] Akgün, a.g.e., s.168

[60] Aşkar, a.g.t., s.46

[61] Acıoğlu a.g.m., s.10

[62] Hatip, a.g.t., s.207

[63] Aşkar, a.g.t., s.46

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.